Kalın puntoda yazılacak yazı: Elimden geleni yapıyorum! Durmaya, dinlenmeye ve hayır demeye hakkım var. En iyi olmak zorunda değil, yeterince iyi kabulüm.
Bazen görünmez bir ipin bizi önden bizi ileriye doğru çekiştirmeye çalıştığını fark eder, olduğumuz yerde kalmanın yetersiz geldiğini hissederiz. Bir şekilde o yolu yürümek zorundayızdır.
Durmak zulüm gibidir, hareket etmekten başka çare olmadığını iliklerimize kadar hissederiz. Ama bir o kadar da yorulmuş ve bitkinizdir.
İçimizdeki ses ‘devam etmek zorundasın’ ‘bunu şimdi bitirmelisin’ diye sessiz ve sinsice fısıldar.
Bu durum bazen sadece kendimiz için değil başkaları için de her şeyi yapmak zorunda olduğumuzu hissettiğimiz, bizi karşı tarafa ihtiyacımızı söylemekten kaçındığımız ve onun duygularını önceliklendirdiğimiz yerlere sürükleyebilir.
Bu talepkar ses zaman içinde öğrendiğimiz ve içimizde bize sıklıkla eşlik eden bir sese dönüşmüş olabilir.
Günlük keyif aldığımız rutinlerimizi gerçekleştirirken bile bizi keyif almaktan uzaklaştıran, bir şeyi yapamadığımızda ya da yapmamayı seçtiğimizde bize kendimizi suçlu hissettiren ve hayatımızı zorlaştıran bir yerde olabilir.
Yorucu bir günün sonunda dinlenmek yerine yine yorucu olan bir aktiviteye katılmak içimizdeki başarı odaklı talepkar sesin bir fısıltısı olabilir.
Gerçekten ilgilenemeyecek kadar yorgun ya da ilgisiz olduğumuz bir konuda destek isteyen arkadaşımıza karşı iyi bir arkadaş olmak zorunda hissettiğimizden, onun mutluluğundan sorumlu olduğumuzu düşünerek onun için bir şey yaparken kendimizi bulmamız içimizdeki duygusal talepkar modumuzun o an aktif olmasından kaynaklı olabilir.
Zaman zaman hedeflerimize ulaşmak için bu sesin bize destek olduğunu, insanlarla iyi bir ilişki kurmak için gerekli olan tarafları olduğunu düşünürüz. Evet, belki bu iç ses hedeflere ulaşmakta ya da iyi ilişkiler kurmakta bize yardımcı olabilir. Ama uzun vadede yorulmuş, bitkin ve isteksiz hissediyorsak buraya dikkatlice bakmakta fayda olacaktır.
Bunun yerine sağlıklı erişkin iç sesimizle temas ederek ihtiyaçlarımızı karşılayacak başka bir yol seçebiliriz;
Sağlıklı erişkin sesimiz bize;
‘Evet, hedeflerim arasında bugün bu aktiviteye katılmak/ bu işi tamamlamak vardı. Ama tahmin ettiğimden yoğun bir gündü. Yapmayı planladığım şeyi biraz dinlendikten sonra yapabilirim ya da daha az yoğunluğumun olduğu bir boşluğa alabilirim. Uzun vadede tükenmişlik yaşamamak için yaptığım bu değişiklik bir erteleme huyu ya da tembellik değil, yoğun bir günün sonunda dinlenmeye dair ihtiyacımı görmemle ilişkili’ diye fısıldar.
‘Arkadaşıma yardım etmek isterim ama şuan bununla ilgilenmek beni yoracak / ilgilenmem gereken başka bir konu var. Bu durumu onunla açık bir şekilde paylaşıp bu konuda destek olamayacağımı söyleyebilirim. Arkadaşlığımız bir duruma indirgenemeyecek kadar kuvvetli, herkes için her an orada olamam. Sınırlı bir kapasitem var, daha uygun bir zamanda ya da konuda elimden gelen bir konu olursa yine yardımcı olabilirim. Onun mutluluğu ya da mutsuzluğunun sorumlusu değilim. Her şeyden önce kendi ihtiyaçlarımı gözetmek benim sorumluluğum’ diye konuşur.
Böylelikle ‘Yaşanan bu durumla daha sağlıklı baş etmemize yardımcı olur’ sağlıklı erişkin sesimiz.
Sağlıklı Erişkin Fısıltılı günler..